VESAYET DAVASI(VASİ ATANMASI)
Vesayet, kısıtlanmış bazı ergin kişilerin ve velayet altında olmayan küçüklerin kişiliği ve mal varlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onları temsil etmek için oluşturulmuş hukuki bir kurumdur. Vesayet altına alınma yasal bir zorunluluk olabileceği gibi kişinin kendi isteği ile kısıtlanıp vesayet altına alınması da mümkündür
Medeni kanunumuzun 403. Maddesine göre vesayet altındaki küçük ve kısıtlının her türlü menfaatlerin in korunması ve hukuki işlemlerde temsil edilmesi için vasi atanması gereklidir. Kayyım ise belirli işleri görmek ve mal varlığını yönetmek için atanır. Medeni kanuna göre vasi hakkında ki hükümler aksi belirtilmedikçe kayyım hakkında da uygulanır.
Medeni kanunumuza göre vesayeti gerektiren haller:
1)Yaş küçüklüğü,
2)Kısıtlanma;
a–Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı,
b–Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim
3)Özgürlüğü bağlayıcı ceza( Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza almak)
4)Kişinin kendi isteği üzerine(Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle)
Vesayet davasına bakmakla görevli mahkeme Sulh Hukuk, yetkili mahkeme ise küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki mahkemedir.
Kısıtlanma sebeplerinden savurganlık, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim ayrıca kişinin kendi isteği ile kısıtlanması durumunda ilgili kişinin hakim tarafından dinlenilmesi ve bilirkişi raporunun alınması şarttır. Ancak akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olması durumunda resmi sağlık kurulu raporu alınması şart iken hakim raporu da göz önünde bulundurarak ilgiliyi dinleyip dinlememek konusunda serbesttir.
Vesayet organları; vesayet daireleri( Sulh Hukuk ve Asliye Hukuk), vasi ve kayyımlardır. Vesayet makamı Sulh Hukuk Mahkemesi iken denetim makamı Asliye Hukuk Mahkemesidir. Kısıtlanmış ayırt etme gücüne sahip ergin kişiler ve her ilgili vasinin işlem ve eylemlerini vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesine şikayet edebilir. Vesayet makamının kararlarına karşıda tebliğ gününden başlayarak 10 gün içinde denetim makamı Asliye Hukuk mahkemesine itiraz edebilir.
Vasi bazı işlemleri vesayet makamının iznini almadan yapamaz. Bunlar, taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi, ödünç verme ve alma, kambiyo taahhüdü altına girme vb. işlemlerdir. Vasi bu işlemleri yapmadan önce Sulh Hukuk Mahkemesinden izin almak zorundadır.
Vesayet altında ki kişi vesayet makamının izni olmadıkça yerleşim yerini değiştiremez. Yerleşim yerinin değişmesi durumunda yetki de yeni vesayet dairelerine geçer. Kısıtlanma yeni yerleşim yerinde ilan olunur.
Vesayetin sona ermesi küçüklerde küçüğün ergin hale gelmesi, hükümlülerde hapis halinin son bulması ,diğer kısıtlanma hallerinde ise sebebin ortadan kalkması ile ve ancak vesayet makamının kararı ile mümkün olur .Kendi isteği ile kısıtlanan kişi üzerinde ki vesayette sebebin ortadan kalkması ile son bulacaktır.
Kısıtlama kararı kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ve nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur. Sona ermesi de aynı usule tabidir.
Vasi vesayet görevini yerine getirirken kusurlu davranışlarıyla verdiği zararlardan sorumludur.